Kurtalan · Siirt Birlik · Dayanışma · Kardeşlik

Tarihî önder · Garzan

Bişarê Çeto (Beşar Çeto)

Pençenari Konfederasyonu'nun tarihî önderi

Garzan'ın Eynqesir köyünden geniş bir topluluğa yön veren Bişarê Çeto, 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında Pençenari'nin en tanınmış ismiydi. Hayatı, çağının sert koşullarında çatışma ile uzlaşma arasında gidip geldi; adı bugün de dengbêj kilamlarında yaşıyor.

Kolu
Mala Faro
Yurdu
Eynqesir (Konakpınar), Garzan
Ölümü
26 Ocak 1915, Hoy yöresi Osmanlı kayıtlarına göre
Kürk başlıklı, at üzerinde bir süvariyi gösteren temsilî görsel

Bir Bakışta

Belgelerle Bişarê Çeto

Temel bilgiler, dayandıkları kaynaklarla birlikte. Resmî kayıtlarla doğrulanmamış bilgiler ayrıca işaretlenmiştir.

Adı
Bişarê Çeto
Osmanlı belgelerinde Beşar Çeto. 1912 tarihli bir telgrafını “Pençinarî Çetozâde Beşar” diye imzalamıştır.
Kaynak: Olgun 2017
Kolu ve ailesi
Mala Faro
Babası, Osmanlı kayıtlarında “Çeto Ağa bin İskân bin Kasım” olarak geçen Çeto Ağa'dır (ö. 1890).
Kaynak: Olgun 2017
Kardeşleri
Cemil, Genco, Abdülmecid
Kız kardeşleri Nesibe, Nuriye ve Hasen Cemale'dir.
Kaynak: Olgun 2017
Yurdu
Eynqesir, Garzan
Osmanlı belgelerinde Aynkasr; bugün Kurtalan'a bağlı Konakpınar köyü.
Kaynak: Olgun 2017
Doğumu Kaynaklara göre
1871
Aile anlatıları ve yerel çalışmalarda geçen bu tarih, resmî bir kayıtla doğrulanmış değildir.
Kaynak: Cibo 2016, Hun 2023
Önderliği
1890'lar – 1915
Babasının 1890'daki vefatının ardından, bölgenin en kalabalık aşiretinin reisi olarak anılır.
Kaynak: Olgun 2017
Ölümü
26 Ocak 1915
Hoy yöresi, İran Azerbaycanı. Ölümünü 29 Ocak 1915 tarihli bir şifre telgrafı bildirir. Farklı anlatımlar
Kaynak: Olgun 2017, Özdağ 2023
Hafızadaki yeri
Dengbêj kilamları
Salihê Qûbînê, Teyîboyê Sêrtî ve İbrahîmê Pîrikî'nin kayda geçmiş seslendirmeleri.
Kaynak: Kilam kayıtları

Hayatı

Eynqesir'den Garzan'ın önderliğine

Bişarê Çeto, Pençenari'nin önde gelen kollarından Mala Faro'ya mensuptur. Babası, Osmanlı kayıtlarında “Çeto Ağa bin İskân bin Kasım” olarak geçen Çeto Ağa'dır; erkek kardeşleri Cemil, Genco ve Abdülmecid'dir.1 Aile anlatıları ve bazı yerel çalışmalar doğum yılını 1871 olarak verir; bu tarih resmî bir kayıtla doğrulanmış değildir.6, 7

Ailenin merkezi, Garzan'daki Eynqesir köyüydü (Osmanlı belgelerinde Aynkasr, bugün Konakpınar). Bişar burada, duvarlarında pencere yerine mazgallar bulunan kâgir ve oldukça korunaklı bir konak yaptırmıştı.1

Önderliğe uzanan yol

Çeto Ağa, 1880'de yetkililerin kararıyla Eynqesir'den alınıp önce Diyarbakır'a, ardından Sivas'a gönderilmiş; 1890'da Siirt'te vefat etmişti.1 Bu yıllarda aşiret içinde önderlik konusunda sert bir rekabet yaşandı. Arşiv belgeleri, Bişar'ın aşiret içindeki en güçlü rakibi olarak Mehmed Beşar'ı anar.1 Aile anlatılarına göre Bişar, bu çekişmenin ardından Mehmed Beşar'ın (aile anlatılarında Mihemedê Bişar) kızıyla evlenmiştir.6, 7

Arşiv belgelerine dayanan çalışmalar, Bişar'ı bölgenin en kalabalık aşiretinin reisi olarak tanımlar.1 Farklı türdeki kaynaklar, onun döneminin en etkili aşiret önderlerinden biri olduğu konusunda birleşir.

Çağı ve devletle ilişkisi

Bişarê Çeto'nun yaşadığı yıllar, Osmanlı Devleti'nin doğu vilayetlerinde vergi, askerlik ve asayiş alanlarında merkezî denetimini artırmaya çalıştığı, aşiretlerin ise köklü düzenlerini korumaya çabaladığı sarsıntılı bir dönemdir. Bu gerilim, Bişar'ın hayatına da damgasını vurmuştur.

Osmanlı resmî yazışmaları, 1888'den 1914'e uzanan yıllarda Bişar ve kardeşleri hakkında çok sayıda takibat kaydı içerir ve onları “eşkıya” olarak nitelendirir. Üzerine defalarca askerî birlik gönderilmiş, ancak ele geçirilememiştir; yazışmalarda bunun nedeni olarak aşiretin kalabalığı ve onu sahiplenmesi gösterilir. 1889'da gasp ve cinayet suçlamalarıyla yakalanıp yargılanmış; yerel mahkemenin verdiği ceza temyizde bozulmuş, dava Van'daki mahkemede beraatle sonuçlanmıştır.1

Aynı belgeler, ilişkinin tek yönlü olmadığını da gösterir. Bişar 1902'de teslim olmuş, beklediği af gecikince yeniden firar etmiş; 1903 sonu ile 1904 başında affedildiği anlaşılmaktadır. 1906'da İstanbul'a çektiği telgrafta köylerine yapılan baskınlardan yakınarak bölgeye bir müfettiş gönderilmesini istemiştir.1

Balkan Savaşı'nın başladığı 1912'de Sadaret'e gönderdiği telgrafta, bin gönüllüyle cepheye gitmeye hazır olduğunu bildirmiş; hükümet cephenin uzaklığı nedeniyle öneriyi kabul etmese de kendisine teşekkür etmiştir. 1913'te Bişar ve Cemil af talebiyle Sadaret'e başvurdu; Eylül'de Garzan'daki bazı köylerin muhtarları ile farklı cemaatlerin temsilcilerinden oluşan otuz kişi de affı için İstanbul'a telgraf çekti. Hükümet Kasım 1913'te hakkındaki kovuşturmayı erteledi; ancak 1914 yazında jandarmayla yaşanan çatışmalar üzerine takibat yeniden başladı.1

Bu kayıtlar, bugün farklı açılardan değerlendirilen sert ve çatışmalı bir dönemi yansıtır. Amacımız bu dönemi yüceltmek ya da yargılamak değil, belgelerin ve hafızanın bize aktardıklarını dürüstçe ortaya koymaktır.

Konfederasyonun Önderi

Kalabalık bir topluluğun başında

Bişarê Çeto'nun önderlik ettiği topluluğun büyüklüğüne dair farklı gözlemciler farklı rakamlar verir. Aşağıdaki bilgiler, kaynaklarıyla birlikte aktarılmıştır.

  • ≈ 400 çadır Vital Cuinet'nin 1891 verilerine göre Pençinar, Garzan kazasının en kalabalık aşiretiydi. Kaynak: Olgun 2017
  • 7 kabile Osmanlı belgelerine dayanan çalışmaya göre aşiret yedi kabileden oluşuyordu. Kaynak: Olgun 2017
  • 5 aşiret Safrastian'a göre Bişarê Çeto, beş aşiretten oluşan bir konfederasyona önderlik ediyordu. Kaynak: Safrastian 1948

1908-1909 yıllarında Bitlis ve Van'da İngiliz konsolosluğunda görev yaptığı belirtilen Arshak Safrastian, 1948'de Londra'da yayımlanan Kurds and Kurdistan adlı kitabında Bişarê Çeto'nun beş aşiretten oluşan bir konfederasyona önderlik ettiğini ve gerektiğinde yaklaşık üç bin atlıyı harekete geçirebildiğini yazar.5

Bu rakamlar bir gözlemcinin izlenimidir ve arşiv belgeleriyle doğrulanmış değildir. Yine de Bişarê Çeto'nun, kendi döneminde bölgenin en etkili önderlerinden biri olarak tanındığını gösterir.

Safrastian'ın anlatısına göre

Safrastian'dan bir anlatı: “Tanrı misafiri”

Safrastian'ın aktardığına göre Eylül 1908'de Bişar'ın bir oğlu ile bir torunu yakalanarak Diyarbakır'da hapsedilmişti. Ertesi yıl, Bitlis'e yeni atanan valinin eşini taşıyan kafile Bişar'ın adamlarınca yolda durdurulmuş ve valinin eşi alıkonulmuştu.

Safrastian'a göre valinin eşi, sığınana dokunulmaması ve özenle korunması gerektiğini söyleyen eski geleneğe uygun olarak bir “Tanrı misafiri” gibi ağırlanmış; bölgenin nüfuzlu bir şeyhinin arabuluculuğuyla hiçbir zarar görmeden ailesine kavuşmuş, Bişar'ın oğlu ve torunu da serbest bırakılmıştır.5

Bu anlatı, Osmanlı arşiv belgelerine dayanan çalışmalarda yer almaz ve ayrıntıları doğrulanamamaktadır. Bir yolcunun alıkonulmasını içeren bu olayı onaylamadan, yalnızca dönemin arabuluculuk geleneğine dair bir tanıklık olarak aktarıyoruz.

Zaman Çizelgesi

Belgelerdeki izleriyle bir hayat

Tarihler, kaynaklarıyla birlikte verilmiştir. Kesinleşmemiş tarihler “kaynaklara göre” ibaresiyle işaretlenmiştir.

  1. 1871 Kaynaklara göre

    Doğumu

    Aile anlatıları ve yerel çalışmalar, Bişarê Çeto'nun doğum yılını 1871 olarak verir.

    Kaynak: Cibo 2016; Hun 2023

  2. 1880

    Babası Eynqesir'den alınır

    Çeto Ağa, yetkililerin kararıyla önce Diyarbakır'a, ardından Sivas'a gönderilir.

    Kaynak: Olgun 2017

  3. 1888

    Arşivdeki ilk iz

    Bişar'ın adının geçtiği bilinen en eski arşiv belgesi bu yıla aittir.

    Kaynak: Olgun 2017

  4. 1889

    Yargılanma ve beraat

    Gasp ve cinayet suçlamalarıyla yakalanıp yargılanır; yerel mahkemenin cezası temyizde bozulur, Van'daki mahkeme beraat kararı verir.

    Kaynak: Olgun 2017

  5. 1890

    Babasının vefatı

    Çeto Ağa Siirt'te hayatını kaybeder. Bişar, bu yıllarda topluluğun önderi olarak öne çıkar.

    Kaynak: Olgun 2017

  6. 1902–1904

    Teslim ve af

    Şubat 1902'de teslim olur; 1903 sonu ya da 1904 başında affedildiği anlaşılır.

    Kaynak: Olgun 2017

  7. 2 Mart 1906

    İstanbul'a telgraf

    Köylerine yapılan baskınlardan yakınarak bölgeye bir müfettiş gönderilmesini ister.

    Kaynak: Olgun 2017

  8. 1908–1909 Kaynaklara göre

    Safrastian'dan bir anlatı

    Oğlu ve torununun tutuklanmasının ardından Bitlis valisinin eşi alıkonulur; gerginlik bir şeyhin arabuluculuğuyla çözülür. Bu olayın tek kaynağı Safrastian'ın anlatısıdır.

    Kaynak: Safrastian 1948

  9. 15 Aralık 1912

    Balkan Savaşı için gönüllü teklifi

    “Pençinarî Çetozâde Beşar” imzalı telgrafla bin gönüllüyle cepheye gitmeyi önerir; Sadaret 17 Aralık'ta teşekkür eder.

    Kaynak: Olgun 2017

  10. 1913

    Af için ortak telgraf

    7 Eylül'de köy muhtarları ve farklı cemaatlerin temsilcilerinden otuz kişi affı için telgraf çeker; 19 Kasım'da kovuşturma ertelenir.

    Kaynak: Olgun 2017

  11. 1914

    Şartlı af

    Temmuz'da takibat yeniden başlar. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla, cepheye katılması şartıyla affı kabul edilir.

    Kaynak: Olgun 2017

  12. 26 Ocak 1915

    Hoy yöresinde ölümü

    Yaklaşık dört yüz gönüllüyle katıldığı cephede, Rus kuvvetleriyle girilen bir çatışmada hayatını kaybeder.

    Kaynak: Olgun 2017 (BOA, DH.ŞFR 459/76); Özdağ 2023

  13. 8 Nisan 1915

    3. Ordu raporu

    Raporda, seferberliğin başında gönüllü olarak Azerbaycan'a gittiği ve Hoy Muharebesi'nde şehit düştüğü bildirilir.

    Kaynak: Olgun 2017

Ölümü ve Farklı Anlatımlar

Bir ölüm, dört anlatım

Bişarê Çeto'nun ölümüne dair kaynaklar tam olarak örtüşmez. Farklı anlatımları yan yana ve kaynaklarıyla birlikte sunuyoruz; hiçbirini gizlemeden, her birinin dayanağını göstererek.

Kaynaklar neden farklı?

  • Takvim farkı

    Dönemin resmî takviminde Ocak 1915, Rumi 1330 yılına denk gelir. Ölümünü bildiren şifre telgrafı da Rumi 1330 tarihlidir; bu tarih sonradan “1914” olarak aktarılmış olabilir.

  • Uzaktan tanıklık

    Safrastian, Bişar'a dair gözlemlerini 1908-1909'da bölgede bulunduğu yıllarda edinmişti; kitabını ise yaklaşık kırk yıl sonra Londra'da yazdı. Sonraki olayları büyük olasılıkla ikinci elden öğrenmişti.

  • Kuşakların karışması

    Safrastian, 1908'de Bişar'ı altmışlı yaşlarında biri olarak anlatır; bu yaş, babası Çeto Ağa'ya daha uygundur. Baba ile oğulun ya da ailenin sonraki kuşaklarının hikâyeleri anlatımda birleşmiş olabilir.

  • Sözlü aktarım

    Kuşaktan kuşağa aktarılan anlatılarda tarihler ve yerler zamanla değişebilir. Aile anlatılarını değerli, ancak belgelerle birlikte okunması gereken tanıklıklar olarak görüyoruz.

Eldeki belgeler ışığında

Belgelerin en güçlü biçimde desteklediği tarih 26 Ocak 1915, yer ise Hoy yöresidir.

Aile anlatılarına göre Bişarê Çeto'nun mezarı bugün İran sınırları içinde, Türkiye sınırına yakın bir yerdedir.7

Kardeşi

Cemilê Çeto

Bişar'ın ölümünden sonra topluluğun başına kardeşi Cemilê Çeto (Cemil Çeto) geçti.1 Yerel kaynaklara ve aile anlatılarına göre 1877'de doğmuştu.6, 7 Ağabeyiyle aynı zorlu dönemi paylaşan Cemil'in adı da Osmanlı takibat kayıtlarında geçer.1

Cemil'in hayatı, Türkiye tarihinin en çalkantılı yıllarına denk gelir. Mustafa Kemal Paşa'nın Siirt ziyaretleri üzerine yapılan güncel bir çalışmaya göre 16. Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa, 29 Kasım 1916'da Garzan'a giderken yolda Cemilê Çeto ve yanındakilerle karşılaşmış; Cemil, Paşa'ya bağlılığını bildirmiş; Paşa da onlara ikazda bulunarak affetmişti.3

13 Ağustos 1919'da Mustafa Kemal Paşa, Nutuk'un belgeleri arasında da yer alan bir telgrafla “Garzan'da Rüesadan Cemil Çeto Bey'e” hitap ederek onu Müdafaa-i Hukuk teşkilatını bölgede kurmaya davet etti; Cemil'in cevabı üzerine 15 Eylül 1919'da Sivas'tan yeniden yazdı.1, 2

Sonraki yıllar kaynaklarda farklı biçimlerde anlatılır. Akademik çalışmalar, Cemil'in Mayıs 1920'de Garzan'da kısa süren silahlı bir ayaklanma başlattığını ve 7 Haziran 1920'de dört oğluyla birlikte teslim olduğunu kaydeder.1, 4 Yerel kaynaklar ve aile anlatıları onun 1926'da Diyarbakır'da İstiklal Mahkemesince yargılanarak idam edildiğini aktarır; Sevinç (2023) de idam bilgisini ikinci el bir kaynağa dayanarak verir. Bu bilgiyi doğrudan arşiv belgelerine dayandıran bir çalışmaya henüz ulaşılamamıştır.4, 6, 7

Hafızadaki Yeri

Dengbêjlerin sesinde bir isim

Bişarê Çeto'nun adı, ölümünün üzerinden bir asrı aşkın süre geçmesine rağmen dengbêj kilamlarında yaşamaya devam ediyor. Dengbêjler; tarihî olayları, sevdaları ve ayrılıkları uzun ezgili anlatımlarla kuşaktan kuşağa aktaran sözlü kültür ustalarıdır.

Kayda geçmiş seslendirmelerde Bişar'ın Bitlis'te (Belîs) hapsedilişi, eşi Gula, babası Çeto ve Eynqesir, Gozelderê, Xerzan gibi yer adları işlenir.8 Aile anlatıları, Bişar ile Alikan aşiretinden Emê Gozê arasındaki bir çekişmenin de dengbêjlerin dilinde destanlaştığını aktarır.7

Bu kilamlar birer tarih belgesi değildir; ama bir topluluğun önderini nasıl hatırladığını, ona hangi değerleri yüklediğini gösteren eşsiz tanıklıklardır.

Kayda geçmiş kilamlar

Kilamların sözleri ve kayıtları, seslendiren sanatçılara ve hak sahiplerine aittir; bu nedenle sitemizde yeniden yayımlanmamış, yalnızca bağlantı verilmiştir. Ailenizde ya da köyünüzde Bişarê Çeto üzerine söylenmiş kilamların kayıtları varsa, sözlü tarih çalışmamıza katkı sunmanızı bekleriz.

Neden anıyoruz?

Neden anıyoruz?

Onu anmak, döneminin bütün sertliğini yok saymak değil; belgeleri ve sözlü hafızayı birlikte okuyarak bu karmaşık geçmişi dürüstçe öğrenmek ve gelecek kuşaklara aktarmaktır.

Pençenari Konfederasyonu Derneği, Bişarê Çeto'yu kendi çağında konfederasyonun önderi olarak anar. Onun hikâyesi; önderlik, cesaret ve topluluğuna sahip çıkma gibi değerlerin bu toprakların hafızasında ne kadar derin kök saldığını hatırlatır.

Kaynaklar ve Okumalar

Daha fazlasını okuyun

Bu sayfadaki bilgilerin dayandığı akademik çalışmalar, dönem tanıklıkları, yerel kaynaklar ve sözlü tarih kayıtları.

Akademik çalışmalar

  1. Said Olgun, “Beşar ve Cemil Çeto Kardeşlerin Garzan Bölgesindeki Eşkıyalık Faaliyetleri (1888-1920)”, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları, 16/31 (2017), s. 33–56.

    Osmanlı arşiv belgelerine dayanır; bu sayfadaki tarihlerin çoğunun kaynağıdır.

  2. Suat Özdağ, “Millî Mücadele Döneminde Siirt”, Millî Mücadele'nin Yerel Tarihi 1918-1923, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), 2023.

    Bişarê Çeto'nun Hoy yöresinde hayatını kaybettiğini ve 1919 telgraflarını aktarır.

  3. Yakup İskender Çeçen, “16. Kolordu Kumandanı Mustafa Kemal Paşa'nın Siirt Ziyaretleri”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, XLI/112 (2025), s. 489–523.

    1916'daki Garzan ziyaretini ve Cemilê Çeto ile karşılaşmayı aktarır.

  4. Hikmetullah Sevinç, “1920-1946 Yılları Arasında Siirt Yöresinde Seçilmiş veya Seçilmeye Namzet Mebus Adayları Bağlamında Siyaset”, Fikriyat, 3/2 (2023), s. 79–100.

    1920 olaylarını ve Cemil Çeto'nun 1926'da idam edildiği bilgisini (ikinci el kaynağa dayanarak) aktarır.

Kitaplar

  1. Arshak Safrastian, Kurds and Kurdistan, Londra: Harvill Press, 1948, s. 9–13.

    Türkçe çevirisi Bernamegeh'te yayımlanmıştır (çeviri: Baran Zeydanlıoğlu). Çeviri ve özgün metin, yazarın döneme ilişkin siyasi yorumlarını içerir; derneğimiz bu yorumları benimsemez.

  2. Nezirê Cibo, Kürt Tarihinde Garzan ve Pencinarîler, İstanbul: İBV Yayınları, 2016.

    Kitaptaki bilgilere İsmail Beşikçi'nin “Pencinarîler I” başlıklı tanıtım yazısı üzerinden ulaşılmıştır.

Sözlü tarih ve kayıtlar

  1. Mücahit Özden Hun, “Bir Zamanlar Kürdistan'da, Garzan”, Hun Academy, 2023.

    Yazarın aile büyüklerinden ve bölge halkından derlediği sözlü anlatılara dayanır.

  2. Dengbêj kayıtları: Salihê Qûbînê, Teyîboyê Sêrtî ve Dengbêj İbrahîmê Pîrikî'nin “Bişarê Çeto” kilamları.

Görseller

  • Sayfa başındaki süvari görseli: temsilî görsel, dernek tarafından sağlanmıştır.

    Görselin kaynağı ve üreticisi bilinmemektedir; Bişarê Çeto'yu göstermez. Bilinen ve doğrulanmış bir fotoğrafı bulunmamaktadır.